FAIL (the browser should render some flash content, not this).
Lütfen Türkçe Versiyon için Týklayýnýz    Please Click for English Version
Lütfen iletiþim bilgilerimiz için týklayýnýz...
İletişim Bilgileri:
Telefon:+90-212-2118148
Fax:+90-212-2126770
samcelik@samcelik.com.tr
Lütfen email-listemiz ile ilgili iþlemler için týklayýnýz...
Lütfen Sam Çelik ile ilgili en son haberleri almak için email listesine üye olunuz.
 
Sam Çelik...
Ana Sayfa > Seçtiğiniz Site Kısmı > 
Karadenizli LPG Kralı Kızgın

LPG`nin Karadenizli Kralı Kızgın

Karadeniz Tüpgaz Yönetim Kurulu Başkanı Hakkı Yılmaz 30 yıllık iş yaşamında, kurduğu 3 tane pazarlama şirketi ve diğer çalışmalarıyla başarılı bir iş adamı portresi çiziyor. 1949 Ünye-Ordu doğumlu olan Yılmaz, İstanbul Galatasaray Üniversitesi İşletme Yüksekokulu mezunu. Yılmaz’ın iş hayatı öğrencilik yıllarına dayanıyor. Üniversitedeyken, gaz aletleri pazarlayan bir şirkette çalışan Yılmaz için, bu ilk iş deneyimi ileriki iş yaşamına zemin oluşturuyor. Yılmaz, ortakları ile birlikte kurduğu pazarlama şirketi ve piknik tüpü fabrikası ile piknik tüpünün Türkiye’ye yayılmasında büyük emek harcıyor.Yüksek kalori değeriyle verimli bir yakıt olan, yanma sonucu oluşan katı atık oranının azlığıyla da çevre dostu ve emniyetli bir enerji kaynağı olan LPG ile Türkiye’nin tanışmasını sağlıyor. 30 yıllık iş hayatını bu sektöre adayan Hakkı Yılmaz ile, yaptığı çalışmalar ve sektörün sorunlarını içeren bir röportaj gerçekleştirdik. ...

Ekonometri: Sayın Yılmaz, iş yaşamınız nasıl başladı?

Hakkı Yılmaz: Öğrencilik yıllarımda gaz aletleri pazarlayan bir firmada çalışmaya başladım. Bu iş, benim şu andaki çalışma konumum alt yapısını oluşturdu. Ondan sonra da üç dört arkadaşla birlikte pazarlama şirketi kurduk. Bu pazarlama şirketi ile birlikte tüm Türkiye’yi gezdim. Sonra bir sermayedar arkadaşla işi büyüttük, İstanbul’da Özkuş isimli piknik tüpü fabrikasını kurduk. Orada bir pazarlama şirketi daha kurduk. Piknik tüpünü ve LPG gaz aletlerini Türkiye’ye yaydık. O zaman piknik tüpü fabrikası Türkiye’de iki üç taneydi. Sonra büyük tüpe geçtik. Ama büyük tüpte, kaliteli tüp yapamadık. O içimde uhde kalmıştır…

Ekonometri: Bunu söyleyebilmek de çok güzel bir şey…

Hakkı Yılmaz: Büyük tüp yapamadık maalesef. O günkü TSE’nin şartlarında, tüpün bugünkü kumlama dediğimiz teknolojisinde fosfatlama vardı. Günümüzde Ereğli’nin verdiği tüpteki sacda kullanılan yumuşak sacı o gün bulamıyordunuz piyasada. Sert saclar vardı. Sert saclardan tüp yapıyordunuz. Denetim yoktu, kalite, kalite kontrol, Ar-Ge yoktu. Tüp ihtiyacı çok fazlaydı. Ama o dönemde çok kaliteli tüp yaktığımız söylenemez.

Ekonometri: Piyasada o zaman sizin gibi çok firma var mıydı?

Hakkı Yılmaz: Fazla firma yoktu. Gazal, Evas vardı. Aygaz ve İpragaz’ın bulunduğu iki üç tane şirket vardı. Biz piknik tüpte başarılıydık ama ev tüpüne girdiğimizde başarısızdık. O dönemde yeni kanunlar çıkıyordu. “Biz bu fabrikayı ne yapacağız?” diye kendi kendimize sormaya başladık. Eğer bir dolum tesisiniz olmazsa, bu tüpleri piyasaya sürme imkanımız yoktu. O halde tüp dolum tesisi kuralım dedik. Nakliye, kar marjı açısından en cazip yer neresi diye düşünürken, benim doğduğum yer Ordu’da karar kıldık. Arkadaşlarla anlaştık. Ordu’ya geldim ben. Ordu’da ırmak ağzı, tarım alanı olan bir yer vardı. Bu bölgede ileride bir sanayinin oluşacağını tahmin ettim ve bu bölgede kurulmasına karar verdik.

Ekonometri: Bu karara, iyi bir iş adamı olmanın getirdiği bir öngörü diyebiliriz miyiz?

Hakkı Yılmaz: Şanstı bu bizim için. Biraz da şansa güvenmek lazım. Ben çok profesörle çalıştım. Ama profesörlerin iflas ettiğini de gördüm. Hem de ekonomi profesörlerinin ticari hayatta iflas ettiğine şahit oldum. Piyasa şartları aslında, tahsile çok fazla bakmıyor İlk okul mezunlarının Türkiye’de neler başardığını görüyoruz. Dolayısıyla biz şansımıza güvenerek, şirketimizi kurduk. Ordu’ya geldik, dolum tesisini kurduk, 1981 yılında dolum tesisini açtık. Sonra Samsun’da 1991 yılında dolum tesisi kurduk. İstanbul’daki merkezimizde pazarlama şirketine devam ettik. Sonra Samçelik’i kurduk. Hem tüp imalatına başladık, hem de eski deneyimlerimizden faydalanarak çok kaliteli tüpler yaptık.

Ekonometri: Samçelik hangi alanlarda hizmet veriyor?

Hakkı Yılmaz: Samçelik eskiden tüp imalatı ile ilgilenen bir kuruluştu. Sonra baktık ki, OTO LPG Türkiye’de ve Dünya’da gelişmeye başlıyor. Türkiye’ye LPG sektöründe tanışmasının ilk ayağını ben oluşturdum. Çünkü ben 1995-96 yılında İtalya’ya gittim. İtalyan bir firmayla tanıştım. Bu firmanın kitlerinin distribütörlüğünü aldım ve Türkiye’ye getirdim. O zaman ne Aygaz, ne İpragaz ne de başka bir grup LPG konusuyla ilgileniyordu. Sonra ben bölgede otogaz istasyonları kurmaya başladım. Otogaz istasyonlarına o kadar talep oldu ki zaman içinde, ototank yapalım dedik. Fabrikamızda genç bir mühendis arkadaşımızla birlikte ototankı yaptık. Ototank işi tuttu. O zamanda otogaz istasyonlarında 100 kuruştu litresi. Benzin 4 misli pahalıydı. Kitlere bir akım oldu. İtalyan firmaları buraya geldi, distribütörlükler verdi. Bizde onların distribütörlüklerinin yanında, onlara lazım olan aksesuarları, ototankları yapmak zorunda kaldık. Silindir tanklar yaptık, daha sonra toroidal tanklara geçtik. Çünkü ağırdı sanayisi. Onların kalıplarıyla uğraşmak zordu, özel sacları vardı. Özel saçlarını TÜBİTAK’ta araştırdık. İçindeki silindire yumuşaklık verecek şeyleri bulduk. Avrupa’da bu tankları yapan bir firmanın saçlarını kestik, Ereğli’ye götürdük. Dolayısıyla bugünkü Samçelik’i, Samçelik gibi bir markayı yarattık. Samçelik markasıyla Avrupa’da bir isim yaptık. Şu anda Avrupa’da 30 ülkeye ihracat yapıyoruz.
Ekonometri: Hangi ülkeler bunlar?

Hakkı Yılmaz: Gururla söyleyeyim ki, Amerika’ya yaptık. İtalya, Romanya, Sırbistan, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Yunanistan, Yemen, İsrail, Tayland’a ve miktarı küçük de olsa İngiltere’ye veriyoruz. Avustralya’yla çalışmaya başlayacağız. Cezayir ile bir sözleşme imzaladık, standartlarını aldık yakında Cezayir’e ürün vereceğiz. Ukrayna’ya, Rusya’ya veriyoruz. Moldovya’ya verdik,hatta çoğumuzun adını bile duymadığı Mauritius Adalarına bile 3 yıldır ürünlerimizi gönderiyoruz. Bu işin cazibesini tanıyan, bilen her ülkeye veriyoruz.
Ekonometri: Türkiye’de önemli bir isimsiniz? Şu an ihracat potansiyeliniz oldukça yüksek. Sektörel sıkıntılarınız neler?

Hakkı Yılmaz: Enerji Piyasası Denetleme Kurulu gibi bir kuruma sektörümüzün acil ihtiyacı vardı, bu kurumun oluşturulması geç de olsa sektöre bir ışık tuttu. Bizim için bir umut oldu fakat biraz aceleye getirildi diye düşünüyorum, ayrıca ağırlık akaryakıt sektörüne verildi. Sektörün ihtiyacı olan kanunlar ivedilikle çıkarıldı. Bana göre bir benzeşme olması ya da herkesin aynı doğrultuda hareket etmesi için, akaryakıtta birbirine benzer, birbirine dokunmayan, rekabet etmeyen bir kararname yapıldı. Ondan sonra LPG ile ilgili kararlar alındı. Bu kararlar çok ağır oldu. Akaryakıtta yapılan kanun ve alınan kararlarla LPG’de uygulansın denildi. Bu karar yanlış bir karardır. LPG’nin çok özel durumu vardır. Mesela LPG’de tüple satış vardır. Ama akaryakıtta böyle bir şey yoktur. Her istasyondan akaryakıt alırsınız. Herhangi bir araç tanımı yapmaz, Doğan, Serçe markası ne olursa olsun, arabanın büyüklüğü ne olursa olsun fark etmez, akaryakıt alır gider. 10 km ilerde araba devrilir, patlar, ama benzinden yana kimse sorumlu olmaz. LPG’de öyle değildir. LPG’de sorumluluk vardır. Öncelikle LPG’de 40 Yeni Türk Lirası civarında maliyeti olan bir tüpü yapmanız lazım, tüpün içine gazı doldurmanız ve satmanız lazım. Sattığınız zaman evin içine kadar girmeniz, o evin yangın, can güvenliğinin sorumluğunu almanız lazım. Fakat bizi koruyacak hiçbir kanun, EPDK’nın hiçbir koruyucu önlemi yok. LPG üzerine çalışan 54 tane firmamız akaryakıtçılarla karşı karşıya getirildi. Niye karşı karşıya getirildi? Çünkü biz otogaz istasyonlarını kurduk, hizmet vermeye başladık. Hizmeti nerede verdik? Akaryakıt istasyonlarında verdik. Akaryakıt istasyonlarında hizmet verirken akaryakıtçıların yarın bizi arkadan vuracaklarını hesap etmedik. Dolayısıyla onlarda şimdi 500 bin dolara aldığı şirketlerle, bize rakip oldular. Yani bunlar hemen LPG şirketi oldular, ama biz “LPG”ciler akaryakıt şirketi olamadık. Olmamız da daha mümkün değil. Elimizdeki piyasayı onlara verdik. Bizi bu noktada EPDK koruyamadı. Bir inceleyin bakalım akaryakıt sektörünün yapmış olduğu tüplü gaz satışını ve bizim gibi LPG firmalarının yapmış olduğu tüplü gaz satışını, tüplü ve otogaz satışlarının oranlarını, yıllık bu sektöre yaptığımız yatırım maliyetlerini bir karşılaştırın.

Ekonometri: Sizin piyasanızı korumak için çabanız olmadı mı?

Hakkı Yılmaz: Çabalarımız var. Bu çabaları çeşitli platformlarda genellikle ben yüksek sesle dile getirdim. Bir toplantıda akaryakıt istasyonları sahiplerine şunu söyledim: “500 bin dolara şirket alıyor, hemen LPG’ci oluyor, hemen otogaza başlıyorsunuz., bizim piyasamızı alıyorsunuz. Ama biz neticede akaryakıtçı olamayız..” Buraya bir kıstas getiremedik. “Tüpgaz yani otogaz sadece tüpgaz ve otogaz işi yapan kişilere aittir” diyemedik. Tüplü satışa bir baz konması lazımdı.10 bin ton tüplü satışı olana, 10 bin ton otogaz satma imkanı verilmeliydi. Bugün sıfır tüpgaz satan petrol ofisleri LPG’ci oldu. Hiçbir tane tüp satmıyor, hiçbir bayisi yok ama, tüpgaz satan 54 firmanın karşısına çıktılar. Bizim olan otogaz piyasasını bunlar bir sene, bir buçuk sene içerisinden tamamen elimizden alacaklar. Bizler LPG’ye senelerimizi verdik. Ben otuz senedir bu işin içindeyim, benim bu işimi LPG işine daha dün giren akaryakıt sektörü elimden alıyor.

Ekonometri: Peki bu konuda neler yapılması gerekiyor?

Hakkı Yılmaz: Bunun kanunla belirlendiği bir kıstas olması lazım. En azından bir kilo tüpgaz satan, ya da 1 tane tüple beraber gaz satan firma 12 kilo tüplü gaz satıyorsa, 12 kilo da otogaz satmalı. Ya da 10 bin ton tüplü satan firma, ancak 10 bin ton otogaz satabilir diye bir şey koyarsanız ortaya, o zaman akaryakıtçıların önünü kesmiş olursunuz. O zaman denge sağlanır. Doğalgazda bizim karşımıza engel olarak çıktığı için bizim eskiden yılda 15 bin ton tüplü gaz sattığımız yerlerde şimdi 7 bin 500 tonlara geriledik. Biz neyle geçineceğiz, nasıl bu sektörü ayakta tutacağız? Tabi ki otogaz ile. Akaryakıtçılar otogazı elimizden aldı. Burada çok büyük boşluğa düştük, yanlış insanlarla tartışmalar yaptık. İnsanlar bizi arkamızdan vurdular. Büyük şirketler akaryakıtçı oldu, tüpgaz ile ilişkilendirilen şirketlerinde bir bölümü akaryakıtçı şirketlerle ortaklık yaptılar. Dolayısıyla küçük şirketlerin elindeki otogaz pazarını yavaş yavaş ele geçirmek üzere bizi bir yerlerde vurdular. Şirketlerin akaryakıtçılarla ittifakı yanlış bir karardır. LPG firmalarının hakları vardır. Akaryakıtçıların ayrı, LPG’cilerin ayrı kanunları olması lazımdır. Hiçbir zaman bir akaryakıtçı, tüpçü ve otogazcı olmamalıdır. Buradaki kıstası ortaya koyamadık, bizim pazarımızı koruyucu önlemleri maalesef EPDK, LPG kanunu çıkmasına rağmen, ortaya koyamadı. Biz de mi kabahat var, EPDK’da mı var bilemiyorum ama, 2008’in sonunda bizim anlaşma yaptığımız 70-80 tane otogaz istasyonu büyük bir şirketin eline geçiyor.
Bizim yapacağımız şey, münferit otogaz istasyonları açmak. Münferit otogaz istasyonları açmak da kanunlarla belirlendi. Aynı yol üzerinde bir kilometre olacak diyorlar, oradan önümüzü kestiler. Aynı güzergah üzerinde 1 kilometre karşıda fark yok diyorlar. Zaten büyük sermaye, iyi satan otogaz istasyonlarını büyük paralarla transfer ediyor. Eskiden bu büyük istasyonlar kar marjları düşük diye bayilerine bakamadılar. Biz otogaz olarak girdik, iflas eden bayiler bizim sayemizde otogazla para kazanmaya başladılar. Onlar para kazanmaya başlayınca büyük akaryakıtçılar LPG’de iş var diye buraya yöneldiler.

Ekonometri: Doğalgazla ilgili neler söylemek istersiniz?

Hakkı Yılmaz: Doğalgaz Dünya’nın bir nimeti. LPG gibi doğalgazda çevreci. Bugün yüzde 60-65’lere varan LPG’deki ÖTV miktarının alternatif enerjilerde de aynı olması lazım. Doğalgazda hiç ÖTV yok, doğalgaz LPG’nin karşısına vergi yükü olmayan bir enerji olarak çıkıyor. Türkiye’de yarın doğalgazla çalışan otomobiller kullanılmaya başlandığında, bence devlet burada doğalgazdaki vergi yükünü de LPG’deki gibi düzenleyeceğine inanıyorum. Doğalgaza 5-10 kere ufak zamlar geldi. LPG’de bu yüzde 70’lik vergiyi düşürmüyorlar. Bu oran doğalgaz ve LPG’de aynı olursa doğalgaza ancak rakip olabiliriz.

Ekonometri: Doğalgaz kesildiğinde ortada kalma durumu var. O dengenin korunması, ileriye dönük düşünülmesi, LPG’nin korunması lazım değil mi?

Hakkı Yılmaz: Bence de öyle. Bir bayim bana dedi ki: “Nasıl bir devlet kendi enerji ihtiyacını bir başka devletin inisiyatifine bırakır”. İşte o zaman beni uyandırdı. Hakikaten Ruslar istedikleri zaman, doğalgazı kesebilirler. Onun için LPG’yi de kaybetmemek lazım.